Nommoânun Gemisi, Mali Cumhuriyetiânde yaşayan Dogon yerlilerinin mitolojisinde Sirius yıldız sisteminden Dünya gezegenine âgönderilenlerâi ifade eden bir terimdir.Nommoânun gemisi terimi,
Dogon inanışında, kimi zaman Sirius sisteminden Dünyaâya gelen maddi bir uzay gemisinden söz ediliyormuş gibi, kimi zaman da manevi anlamlar içeren bir sembol olarak kullanılmaktadır.Kuşaktan kuşağa aktarılagelmiş Dogon tradisyonuna göre bu gemi, insan soyunun birer imalat olan atalarını içermektedir. Fakat atalar gemiye insan formunda değil tohum halinde koyulmuşlardır; geminin Dünyaâya iniş yolculuğu boyunca embriyo, insan cenini ana rahminde geçirdiği oluşum evrelerini andıran çeşitli dönüşüm evreleri geçirir ve gemi yeryüzüne konduğunda gemiden insan biçimine gelmiş olarak çıkarlar. Altmış bölmeli bu gemi yalnızca ataları değil, yirmiiki kategoride sınıflanan âyaratılış unsurlarıânı ve âkelÜ¢mâı da içermektedir. Gemideki bölmelerde tüm varlık türleri ve âoluş usulleriâ vardır fakat bunların yalnızca bir kısmı yeryüzüne indirilmiştir, dolayısıyla insanlar yalnızca bir kısmını bilmektedir.
Dogon İnanışları
Dogon tradisyonunda Nommoânun gemisiyle ilgili olarak belirtilen inanışlar şöyle özetlenebilir:
Tanrı Amma dört erkek insanı dört unsurdan oluşturdu.
Amma bu dört erkek insanın dişi ikizlerini de yaptı. En yüksek gök katında imal edilen, yeryüzüne nakledilecek olan atalar dört çift idi. Bu dört çift insanlığın âOğullarâ denilen sekiz atası oldular. Onlar O-nommoânun oğulları olarak kabul edilirler. O-nommoânun plasentasının temsilcisi Sirius-A yıldızıdır.
Bu âOğullarâ gemiye tohum halinde koyuldular.
İniş hareketine geçmeden önce gemiye Sirius-B yıldızından po tohumu yüklendi. Ammaânın poâya yerleştirdiği ve poânun gemiye boşalttığı yaratılış unsurlarının oluşturduğu bütün 22 kategoriden oluşur.
Amma, zamanı geldiğinde, tüm yaratmış olduklarıyla dolu gemiyi rahminden çıkarttı ve yeryüzüne indirtti.
Gemi yeryüzüne sekiz dönemde (aşamada) indi.
İniş hareketi sırasında âparlayan Sirius-A yol gösterdiâ. Yıldızların ilki, başlangıcı, en yüksek âGök katıânın merkezini kaplayan, âyıldızların direğiâ olan Sirius-B yıldızıdır; Ammaânın rahminden çıkan yıldızların sonuncusu ise, âalemin göbeğiâ ve âO-nommoânun göbek kordonunu temsil edenâ Sirius-A yıldızıdır.
Geminin iniş yolculuğu sırasında insanlar Sirius-Aânın parladığına tanık oldular.
Gemi, inişi sırasında bir ufuktan ötekine kadar tüm göğü kaplayan bir yay oluşturmuştu.
Gemi yere konduğunda ise insanlar ilk kez Güneşâin doğuşuna tanık oldular.
âGüneş doğduktan sonra Sirius yol gösterdi.â Güneş sistemimiz Sirius sistemi ile evlendi.
Oğullar en yüksek gök katından O-nommo ile çıktılar, iniş yolculuğunda anagonno-bile oldular, yeryüzüne konarken anagonno-sala oldular, yürümek için gemiden ayrıldıklarında ise âkişilerâ haline geldiler. Gemi yere konduğunda dünyasal kirli toprak ile Nommoânun saf toprağı karşılaşmış bulunuyordu.
Geminin asılı olduğu zincirin ucu Ammaânın elinde bulunuyordu. Bu zincir, Ammaânın âOğullarâ ve soylarından gelenler arasına yerleştirdiği çözülmez bir bağdır.
O-nommo aldığı kelÜ¢mı bağırarak bildirmesinden sonra, kelÜ¢mı insanlara aktarmakla da görevliydi.
Geminin 60 bölmeli içeriğinden şimdiye dek insanlara ancak 22 kategorisi açıklanmış, verilmiştir. KelÜ¢mın insanlığa gelecekte aktarılacak kısmı Dünyaâyı değişikliğe uğratacaktır. Nommo âkelÜ¢mâ günü yine ortaya çıkacaktır. Bir zaman gelecek, Sirius-B yıldızı vaktiyle po tohumunun parıldamış olduğu gibi parıldayacak ve belirli bir dönem boyunca görünür olacaktır.
Kaynakça
Semboller Ansiklopedisi,Ruh ve Madde yayınları
Le Renard Pale, Marcel Griaule
Dogonlar'da Sirius Gizemi,Alparslan Salt, Ruh ve Madde Yayınları,1984