Şu anda 17 üniversitede 25 arkeoloji programı öğretim vermektedir. Yakında buna 19 yeni program daha katılacaktır. Yeni programların da öğrenci almaya başlamasıyla, mezun olan arkeolog sayısı yılda 1000'e ulaşacaktır. Ancak arkeoloji mezunlarının kendi alanlarında iş bulanları yüzde 1'i aşmıyor.
Büyük arkeolog Prof.Dr. Ekrem Akurgal, bir söyleşisinde Türkiye'yi kültürel mirası zengin, kendisi fakir bir ülke olarak tanımlamıştır. Tabii arkeolojideki en önemli sorunlardan biri kaynak sıkıntısıdır. Ancak Türkiye sadece para nedeniyle değil, akılcı örgütlenme, belli hedeflere yönelik rasyonel planlama yapamadığı için de arkeoloji alanında birçok sorunla mücadele etmek zorunda kalmaktadır.
Toplumsal Tarih Dergisi'nde arkeoloji bir dosya konusu olarak ele alınmakta ve güncel sorunları tartışılmaktadır. Dergide yer alan bir habere göre üniversitelerden her yıl yaklaşık 1000 arkeolog mezun olmakta ancak sadece 10'u iş bulabilmektedir. Diğer yandan örneğin, sualtı kazılarında görevlendirilmek üzere dalgıçlık eğitimi verip özel eleman yetiştirmek isteyen Anıtlar ve Müzeler Genel Müdürlüğü, eğitime gönderebileceği 36 yaş altı arkeolog bulamamaktadır.
Şu anda 17 üniversitede toplam 25 arkeoloji programı öğretime açıktır. 19 yeni program ise önümüzdeki yıllarda öğrenci almaya başlayacaktır. 2001-2002 öğretim yılında arkeolojiye ayrılan öğrenci kontenjanı 870 olmasına rağmen, Bilkent Üniversitesi 150 öğrencilik kontenjanının yalnızca yüzde 20'sini doldurabilmiştir. Bu da Türkiye genelindeki kontenjanı 750'ye düşürmektedir. Önümüzdeki yıl şu anda kapalı olan programlar da öğrenci almaya başladığında,mezun olan arkeolog sayısı yılda bine ulaşacaktır.
Peki bu arkeologlar iş bulabilmekte midir? Hayır. Çünkü her yıl sadece 10 arkeolog kendi alanında iş bulabilmektedir. Çalışabilecekleri kurumlar ise Anıtlar ve Müzeler Genel Müdürlüğü, Vakıflar Genel Müdürlüğü (camiler ve külliyeler gibi birçok tarihi eser bu müdürlüğe bağlı), DÖSİM (Kültür Bakanlığı Döner Sermaye İşletmeleri Genel Müdürlüğü), Orman Bakanlığı ve üniversitelerdir. İşin ilginç yanı ise, arkeoloğa ihtiyaç olmasıdır. Eleman azlığı nedeniyle 150 civarındaki kazı sayısı arkeoloji bürokrasisi tarafından ââbaşedilemez bir rakamââ olarak nitelendirilmekte ve bu yüzden yeni kazılara olumlu yaklaşılmamaktadır. Oysa, Türkiye'de tahmin edilen sadece höyük sayısı 25 bin dolayındadır!
Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Klasik Arkeoloji 3. sınıf öğrencisi Deniz Öztürk sorunlarını şöyle anlatıyor: ââArkeoloji okumayı bilinçli olarak tercih etmiştim. Bu ana kadar birçok olumsuzlukla karşılaştım. Derslerin ve eğitim olanaklarının yetersizliği, Kültür Bakanlığı'nın arkeolojiye ilgisizliğine, okul sonrası iş olanaklarının yetersizliği de eklenince arkeoloji başlığı altında birçok olumsuzluk görebiliyor insan. Her şeye rağmen bildiğim bir şey var ki, bu mesleği çok seviyorum.ââ
Arkeoloji öğretimi veren ve öğrenci alan üniversite kontenjan sayısı:
Arkeoloji öğretimi veren ancak öğrenci almayan üniversiteler:
HÜRRİYET