| Kültepe Kazılarında 60. Sezon Başladı |
| nilipahri tarafından yazıldı |
| Cuma, 18 Temmuz 2008 11:45 |
|
Kayseri-Sivas Karayolunun 20'nci kilometresinde bulunan Kültepe Kaniş/Karum Höyüğünde, 1948 yılında başlayan ilk sistemli kazıların 60'ıncı sezonu başladı. AA muhabirine kazı çalışmalarını değerlendiren Kazı Başkanı ve Ankara Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fikri Kulakoğlu, "Kültepe" adının, dünya müzelerine ve eski eser pazarlarına dağılan ve "Kapadokya tabletleri" olarak tanımlanan çivi yazılı belgelerin ilk ortaya çıktığı 1871 yılından beri bilindiğini söyledi. Kültepe'de ilk kazıyı 1893-1894 yıllarında Ernst Chantre'nin yaptığını ifade eden Kulakoğlu, onu 1906'da H. Winckler ve H. Grothe'nin Tepe'de yürüttükleri kısa süreli kazıların izlediğini anlattı. B.Hrozny'nin de 1925'de önce Tepe'de sonra da ilk defa Karum'da kazdığını belirten Kulakoğlu, Karum'da açığa çıkardığı bin tabletin bu yazılı belgelerin esas kaynağının Tepe değil, Aşağı Şehir (Karum) olduğunu gösterdiğini kaydetti.
Kültepe'nin önemi Kültepe, Kaniş ve Karum'da yapılan kazılarda, bölgenin tarihinin günümüzden 5 bin yıl öncesine kadar gittiğinin ortaya çıktığını kaydeden Prof. Dr. Fikri Kulakoğlu, "Anadolu'nun bu süreç içinde geçirdiği tarihsel, ekonomik veya kültürel aşamalar ülkemizdeki diğer höyüklerden veya yerleşim yerlerinden de takip edilebilmektedir. Ancak, milattan önce 2 binin ilk çeyreğine ait bilgiler, başka bir merkezde karşımıza çıkmamaktadır. Üstelik bu bilgiler sadece Anadolu değil aynı zamanda, komşu coğrafyaların karanlıkta kalan dönemlerini de aydınlatmaktadır" diye konuştu. Kültepe çivi yazılı belgelerinin, günümüze kadar, ülkemiz topraklarında ele geçen en eski tarihli belgeler olduğuna dikkati çeken Kulakoğlu, şöyle devam etti: "Bu bakımdan Kültepe, Anadolu tarihinin başladığı yerdir. Bugüne kadar, Kültepe'de yaklaşık 25 bin çivi yazılı belge keşfedildi. Bu belgelerin başında milattan önce 2 binin ilk çeyreğinde, Anadolu'da yerel krallıkların varlığı, bunlar arasında da Kaniş Krallığı'nın en büyükleri ve en güçlüleri olduğu ve Kaniş'in onun idare merkezi olduğu anlaşılmıştır. Milattan önce 2 binin başlarından itibaren Assurlu tüccarlar, Anadolu'nun zengin maden varlığı ile doğal kaynaklardan yararlanarak, ticaret yapmak amacıyla kuş uçumu bin kilometre uzağındaki Kuzey Mezopotamya'da bulunan Asur'daki gelişmiş ticaret sisteminin de desteğini alarak, Kaniş'e gelmeye başlamışlardır." Kaniş ve Karum Kültepe-Kaniş Örenyerinin, 550 metre çapında, 20 metre yüksekliğinde bir höyük ve onu çevreleyen yaklaşık 2-2.5 km çapındaki bir aşağı şehirden oluştuğunu anlatan Kulakoğlu, şu bilgileri verdi: "Höyükteki yerleşim, Eski Tunç Çağı, Orta Tunç Çağı (Asur Ticaret Kolonileri Çağı), Demir Devri, Hellenistik ve Roma dönemlerini içeren kültür katmanlarına sahiptir. Höyük kazılarında Asur Ticaret Kolonileri Çağının anıtsal yapıları, saray ve mabetler açığa çıkartılmıştır. Kaniş kralları ve üst düzey yöneticiler bu saraylarda yaşamışlardır. Höyüğün eteklerindeki aşağı şehirde yer alan Karum, daha geniş fakat daha kısa ömürlüdür. Burada milattan önce 2 binin ilk çeyreğine tarihlenen ve ana toprağa kadar kalınlaşarak 8 metreyi bulan dört yapı katı açığa çıkartılmıştır. Çivi yazılı belgeler, üstten aşağıya doğru, 1'inci ve 2'nci yapı katlarında ve bu tabakaların höyükte çağdaşları olan saraylarda açığa çıkartılmıştır. Keşfedilen belgeler, MÖ 1970-740 yılları arasında Anadolu, Mezopotamya ve Kuzey Suriye arasında ticaret aracılığı ile oluşan kültür ilişkilerinin aydınlatılmasını sağlamıştır." Prof. Dr. Fikri Kulakoğlu, Kültepe'de Aşağı Şehir-Karum alanında yapılan kazılarının her yıl, 1955'de başlayan Kaniş-Tepe kazılarının ise aralıklı olarak 1983 yılına kadar sürdürüldüğünü anlattı. Kültepe kazılarının günümüzden 5 bin yıl öncesine kadar Anadolu'da yaşayan insanların günlük yaşamlarına ait önemli bulgu ve bilgiler de sunduğunu belirten Kulakoğlu, şunları kaydetti: "Özellikle Karum alanında Assurlu tüccarların, Anadolulu halkı ile birlikte yan yana yaşadığı ikinci ve birinci kat kentleri bize çok ilginç ipuçları sunmaktadır. Burası, örneklerini bugün de Orta Anadolu'da görebileceğimiz tipik bir Anadolu kentidir. Evler, sokak ve meydanların aralarında, yapı adalarında yer alan 1-5 odalı, taş ve kerpiçle örülü yapılardan oluşmaktadır. Evler, içlerinde avlu, arşiv, yaşam alanları bulunan, çoğu zaman iki katlı yapılar halindedir. Avlularında veya içlerinde bulunan ocak ve fırınlar veya taşınabilir mangallar, ısınma, yemek pişirme veya maden işleme uğraşlarına ayrılmıştır. Yer yer düzgün taşlarla döşeli olup, ortalarında atık su kanalları bulunmaktadır. O dönemde başka bir yerde, şehirde görülmeyen bu düzenleme, bugün bile bazı yerleşim alanlarında hala kullanılmamaktadır." "Kazı sezonunu iple çekiyoruz" Kültepe'nin her zaman sürpriz buluntular ve sonuçlar veren bir kazı çalışması olduğu vurgulayan Kulakoğlu, bu nedenle her kazı sezonunu iple çektiklerini dile getirdi. Keşfetmeyi hayal ettikleri en büyük bulgunun "Bit-Karim" (ticaret odası) olduğunu vurgulayan Kulakoğlu, bu yapının Kültepe'yi sona erdiren felakette, birinci hedef olarak saldırıya maruz kalan en önemli yapılardan biri olduğunu anlattı. Bu nedenle de tamamen tahrip edildiğini belirten Kulakoğlu, şöyle devam etti: "Bir diğer olasılık da, bu binanın şimdiye kadar kazılan alanlarda değil de henüz kazılmayan alanlarda olmasından dolayı keşfedilemeyişidir. Belki bundan sonra gerçekleştireceğimiz yeni kazılar belki bu yapıyı, bu kurumu keşfetmemizi sağlayacak ve tüm ticaret ve koloni sistemi hakkında bilmediklerimizi öğrenme fırsatı verecektir. Bit-Karim'in yanı sıra Kaniş'in şehir surlarını, Karum'u çevreleyen dış surların keşfi de hedeflerimiz arasındadır. Eski Tunç Çağında Kültepe höyüğünde önemli kalıntıların olduğunu da biliyoruz. Önümüzdeki sezondan itibaren başlayacağımız höyük kazılarının da Eski Tunç Çağına ait çok önemli sonuçlar vereceğinden kimsenin şüphesi yok."
Paylaş
Email Gönder
Okunma: 136 Yorum yaz!
|
| Son Güncelleme ( Cumartesi, 19 Temmuz 2008 01:28 ) |
İlk İstanbullular: Sekiz Bin Yaşında![]() Yenikapı kazılarının son safhasında 8 bin yıl öncesine ait, İstanbul’un ilk mezarlarına ulaşıldı. Marmaray’ın yürütücüsü DLH ise kazının bitirilmesini... Basında Arkeoloji | nilipahri Devamı |
|
Kategori: Duyuru Panosu, Basında Arkeoloji |