Unable to open in write mode '/var/www/vhosts/arkeo.org/httpdocs/plugins/system/jbackup/2008-08-30_10-19-46_jbackup.tar' Yüzbinlerce Yıl Öncesini Yorumlayabilmek

Arkeo.Org

Arkeoloji Mitoloji ve Sanat

  • Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size
Hata
  • JFTP::delete: Bad response
Yüzbinlerce Yıl Öncesini Yorumlayabilmek
Tutenstein tarafından yazıldı   
Cumartesi, 08 Mart 2008 16:29

Yeryüzü toprakları yüz binlerce yıldan beri sayısız insana mesken oldu. Şehirler toprak, kum ve suyun etkisiyle göçüp gittikçe, aynı toprakları başka şehirler ve başka insanlar devraldı. Kim bilir şu an bulunduğumuz yerde bundan bin, hatta on bin veya yüz bin önce kimler yaşıyordu? Bunu öğrenebileceğimiz tek kaynak hiç kuşkusuz tarihi kayıt ve kalıntılar…

 

Binaların yani sıra yazıtlar, el yazmaları, harita mektup ya da resmi evraklar, çömlekler, süs eşyaları, hatta kimi zaman küçücük bir tahta parçası bile geçmişi anlamada çok büyük rol oynar. Öyle ki bunlar başka hiçbir şekilde ulaşamayacağımız önemli bilgiler taşır ve insanların geçmişte neler yaşadıklarını öğrenmemize doğrudan imkan sağlarlar.

 

Tarih boyunca insanlar kendilerinden önce yaşanmış olan medeniyetlere ve onların yaşam tarzlarına oldukça merak duymuşlardır. Günümüzde bilim ve teknolojinin almış olduğu mesafe arkeolojiyi de olumlu yönde etkilemiş, kara ve denizaltının derinliklerine ulaşmak artık daha da mümkün hale gelmiştir. Bu da hiç kuşkusuz geçmiş yaşamların izlerine rastlama ihtimalini arttırmıştır.

 

Tarihte bilinen ilk arkeolojik araştırmayı yapmış olan kişi milattan önce altıncı yüzyılda, kendisinden binlerce yıl önce inşa edilmiş olan Naramsin Tapınağı’nı bulan Babil Kralı Nabonidus’tur. Bir katından başlayarak temele kadar kazmış ve tapınağı tünüyle ortaya çıkarmıştır.

 

İlerleyen zamanlarda da eski toplumları araştırma meraklı bazı insanlar yaptıkları kişisel çalışmalarda çeşitli keşiflerde bulunmuşlardır. Ondokuzuncu yüzyıla gelindiğinde ise arkeoloji çalışmaları antika koleksiyoncularının kontrolüne geçmiştir. Bu dönemde geçmişe dair ele geçirilen her bulgu para karşılığı alınıp sarılmıştır. Eski medeniyetlere ait heykel, mücevher ve süslü taşların, altın ve gümüş eşyalarla dolu mezar ve tapınakların peşine düşmek, denemin insanlarına çok çekici gelmiştir. Servet merakı bu dönemde geçmişten pek çok kalıntının ortaya çıkarılmasına yol açtıysa da, ele geçirilen bulguların büyük bölümünün kişiselleştirmesi ya da kendi ulusal müzelerini süslemek isteyen talancılar tarafından sökülüp götürülmesi arkeolojiyi bir nevi duraklama dönemine sokmuştur.

 

Yüzyılın sonlarına doğru ise arkeoloji, hazine avcılarının kontrolünden kurtulup saf bilgi arayışına dönüşmeye başlamıştır. 20. yüzyıla girildiğinde geleceğe yön verebilmek için iyice önem kazanmış, bununla birlikte arkeolojinin bir bilim dalı olarak kabul edilmesi karar verilmiştir. Bu kararın ardından da arkeolojiye ilgili çok sayıda öğrenim kurumu ve enstitü kurulmuştur.

 

Arkeoloji çok çeşitli bilim dallarıyla işbirliği içinde hareket eder. Tarih, sanat tarihi, paleontoloji [fosil bilim], antropoloji [insan bilim], kronoloji [zaman bilimi], jeomorfoloji [yeryüzü engebe ve aşınmaları inceleyen bilim], stratigrafi [jeolojinin katmanlarını inceleyen bilim], botanik [bitki bilim], paleobotanik [fosil biliminin bitki fosilleriyle ilgilenen dalı], nümizmatik [para bilimi], epigrafi [yazıt bilimi], filoloji [dil bilim], toponomi [yer adlarının kökenini inceleyen bilim], sijilografi [damga ve mühürleri inceleyen bilim], antroponimi [insan isimlerini inceleyen bilim], palinoloji [polenleri inceleyen bilim], etnoloji [ırk bilim] bu bilim dallarına örnektir.

 

Kalıntıların yerlerinin tespit edilip ortaya çıkarılmasında, temizlenip korunmasında, tasnif etme ve tarihlendirme aşamalarında adı geçen bilimlerin metotları uygulanır. Günümüzde bir kazı çalışması sırasında arkeologlara farklı bilim dallarından pek çok bilim adamı eşlik eder.

 

Böylece yapılan çalışmalarda sadece eski yapı ve eşya ortaya çıkarılmakla kalınmaz, bunları inşa edenlerin yaşam biçimlerine dair ipucu olabilecek her ayrıntı farklı sahalardan bilim adamlarının değerlendirilmelerine tabi tutularak çok kapsamlı sonuçlar alınır.

feed0 Yorum Var

Yorum yaz!

busy
Son Güncelleme ( Pazar, 08 Haziran 2008 03:28 )
 

Bu yazarın son yazıları


Arkeoloji Son Başlıklar

İstanbul Üniversitesi'nin Yaptığı Kazılar (1932 – 2000)

İstanbul Üniversitesi'nin 1932'den 2000'e kadar yapmış olduğu kazılar.1-    Yarumburgaz Cave : Güven ARSEBÜK ve Mihriban Özbaşaran (1988-1990)2-    Yarımburgaz Cave :...

Arkeoloji | nilipahri

Devamı

Kategori: Arkeoloji

E-Mail Aboneliği

E-Mail adresinizi girin,
yeni yazılar anında adresinize gelsin:

Delivered by FeedBurner