| Epigrafi Bilimi |
| ertunc tarafından yazıldı. | |||
| Perşembe, 22 Kasım 2007 22:02 | |||
|
Dedicationes (adaklar): İlkçağ toplumlarında tanrı veya yarıtanrılara adak (Gr. : eukhe, Lat. : votum) sunmak ibadetin bir parçası olduğundan, bu adaklarda bulunan yazıt ve tasvirler aracılığı ile antik inanç sistemi hakkında bazı ayrıntılı bilgiler edinmek mümkün olmaktadır.
![]()
Örneğin, son yıllarda elimize geçen çok sayıdaki adak yazıtı bize, bugüne kadar varlığından haberdar olmadığımız birçok yerli Anadolu dini hakkında ayrıntılı bilgiler sağlamış bulunmaktadır.Â
Adak yazıtlarında, adak sahibinin adı nominativus, kendisine adak sunulan tanrı(ça)nın adı ise dativus halinde bulunurken, adanan obje accusativus olarak yazılır. Bunları ise âsundu, verdi, diktiâ anlamına gelen bir fiil izler. Ancak, her adak yazıtında tüm bu unsurların bulunması zorunlu değildir. Nitekim, bazı adak yazıtlarında tanrı(ça) adına başka herhangi bir ifade bulunmaz. Öte yandan erken devrin bazı adaklarında adanan objenin konuşturulduğu görülmektedir: âBen, filanca tanrının (malıyım)â gibi.
İbadet amacı ile sunulan adaklardan başka, belli bazı nedenlerle sunulan adak türleri de vardır. Örneğin, tanrılar, bir rüya veya kehanet aracılığı ile bireylerden bir adak sunmalarını isteyebilirler. Böyle bir nedenle sunulan adakta KATA EPITAGHN (emir uyarınca) veya KATA ONEIRONï (rüya uyarınca) gibi bir ifade bulunur. Öte yandan, hastalıktan kurtulmak veya kurtulduktan sonra tanrı(ça) ya teşekkür etmek üzere adaklar sunmak ve hastalığa yakalanan veya iyileşen uzuvları adak taşı üzerinde tasvir etmek sıklıkla görülen bir durumdur Diğer bir adak türü de, tanrı olarak itibar ve tapım gören kral ya da imparatorlara sunulan sunaklardır. Son olarak, kişinin tanrı(ça)ya karşı işlediği bir günahı affettirmek üzere bir adak sunarak, bu suçun âkefaretiniâ ödemesi sıklıkla karşılaşılan durumlardandır. Bu tür yazıtlarda işlenen suçun niteliği de belirtildiğinden, kefaret yazıtları aracılığı ile ilkçağın inançları hakkında bazı ilginç ayrıntıları öğrenmek mümkün olmaktadır.
Tituli Sepulcrales (mezar yazıtları): Epigrafik malzemenin en geniş bölümünü oluşturan mezar yazıtları, ait oldukları devir, bölge ve ölenin sosyal ve ekonomik durumuna göre çok büyük çeşitlilikler gösterirler. Bu yazıtlar, içerik bakımından pek zengin sayılmasalar da, temsil ettikleri devir ve bölgenin sosyo-ekonomik yapısı hakkında çok değerli bilgiler verebilirler. Bir mezar yazıtının, lahit (sarcophagus), mezar binası (heroon), silindir (columella), prizma (cippus) veya stel (stele) üzerinde yer alması ihtimalleri vardır. Bu mezar anıtlarının durumu, kuşkusuz, ölen kimsenin veya yakınlarının sosyal ve ekonomik durumları ile yakından ilişkilidir.Â
En erken devir mezar yazıtlarının sadece ölü adından ibaret olduğu görülmektedir. Bu isim genellikle nominativus, bazen genetivus ve nadiren de dativus olarak yer alır. Sonraları, özellikle Helenistik devir sonrasında, ölü adından sonra âevladaâ anlamına gelen XAIPE sözcüğünün kullanılır olduğu görülmektedir. Yine erken devir yazıtlarında bazen bir mezar taşının konuşturulduğu, bazen âBurada falanca kişi yatıyorâ veya âBu, falanca kişinin mezarıdırâ gibi değişik türden ifadelere yer verildiği bilinmektedir. Diğer bir grup mezar yazıtında ise, gelip geçenin âibret almasınıâ sağlamak üzere âKimse ölümsüz değildirâ OUDEIS AQANATOS ï gibi bir sözün yazıta eklenmiş olduğu görülür.
Mezar yazıtlarında, ölen kişinin adına ek olarak, baba adı (Patronymikon) ve bağlı olduğu demosâu (demotikon) ya da şehri gösteren (ethnikon) bir ifade yer alabilir. Bazı yazıtlarda ise, kişilerin anne adı ile anıldığı da görülmektedir. Öte yandan, birden çok kişinin adının yer aldığı mezar yazıtları vardır ki bunların bazıları aile mezarlarına ait oldukları kabul edilir. Bu durumda epigrafın, kişiler arasındaki akrabalık bağının ifade etmek üzere bir şema vermesi yerinde olur.
İ.Ö.III.yyâdan itibaren, mezar yazıtlarına ölüyü tasvir ya da metheden bazı ifadelerin eklendiğine tanık olunmaktadır. Bu sözcüklerden en yaygın olanı CRHSTOS (sevgili, aziz ) sıfatıdır. Ayrıca, ölünün sağlığında çalıştığı mesleğinin, kişisel zevklerinden bazılarının veya ölen kişi kadın ise kocasının adının zikredildiği mezar yazıtlarına sıklıkla rastlanmaktadır.
|
|||
| Son Güncelleme: Pazar, 09 Mart 2008 19:34 |
Arkeoloji Son Başlıklar
ERKEN DEMİR ÇAĞINDA MARMARA BÖLGESİSon Tunç Çağının bitimine doğru Trakya'ya Karadeniz bölgesinden büyük bir... nilipahri | TUSEDAY, 9 Şubat 2010 |
Kült - RitüelKült kelimesi dilimize fransızca culte?den girmiştir. Latincesi cultus?tür. Kelime anlamı... nilipahri | Pazar, 14 Haziran 2009 |
AustralopithecusAustralopithecus (Australopitekus), yaklaşık 4 milyon yıl önceden 1 milyon yıl... nilipahri | Pazar, 7 Haziran 2009 |
Kelek Nedir? Nasıl yapılır? Ne zamandır kullanılmaktadır?Kelek; çoğunlukla keçi ve az olmakla beraber koyun, oğlak, bufallo,inek ... nilipahri | Perşembe, 26 Şubat 2009 |
İstanbul Üniversitesi'nin Yaptığı Kazılar (1932 - 2000)İstanbul niversitesi'nin 1932'den 2000'e kadar yapmış olduğu kazılar.Yarumburgaz Cave :... nilipahri | Pazar, 3 Ağustos 2008 |

