
Tapınak dikdörtgen planlı bir içyapı ile dışta onu çevreleyen tek sıra sütundan oluşmaktadır. 6x13 sütunlu peripteros planlıdır. Doğu yönünde eski Hellen tapınaklarında bulunması gereken altara rastlanmamıştır. Bu altarın Bizans çağında sökülüp, yıkıldığı tahmin edilmektedir. Tapınak iki basamaklı bir krepise oturmaktadır. Bu iki basamaklı yükselti doğuda bir podyum biçimini alır. Basamaklar 28 cm yüksekliğindedir ve rıht yüzeyine, kabartma olarak polygonal desen yapılmıştır. Sütunların oluşturduğu stylobat yüzeyi 30x14 metre ölçülerinde ve 1/2.15 oranındadır. İç yapı 22x8 boyutunda ve 1/2.8 oranındadır. İç yapı pronaos (ön oda), ve naos denen kutsal odadan oluşur. Ön odanın iç genişliği 6.65 metre, derinliği 3.30 metre dir. Girişte duvar uçları (anta) arasında iki sütun vardır. Bu sütunlar 91 cm çapında ve 18 oluklu dor sütunlarıdır. Naosâa giriş 1.65 metre genişliğindeki, çift kanatlı olduğu düşünülen bir kapıdandır. Duvar taşları sökülerek başka yapılarda kullanılmış olduğu için bugün 66 cm kalınlığındaki Naos duvarının sadece yerdeki izi kalmıştır. Yapıyı çeviren sütun sıraları 6x13âer sütundan oluşmaktadır. Toplam 34 sütunun 32âsinin başlığı bugün sağlam olarak bulunabilmiştir. 4.30 metre yüksekliğindeki başlıksız sütunlar, başlıkla birlikte 4.78 metreye ulaşmaktadır. Sütun yüksekliği stylobat genişliğinin 1/3âüdür.
Sütunlar 60 cmâden 1.40 cmâe kadar değişen yükseklikteki parçalardan oluşmaktadır. En alt çap 91 cm, en üst çap ise başlık altında 64 cmâdir. Entasis belirgindir. Sütunlar 16 olukludur, oluklar arası keskin sırt (arris) stylobat kenarına dik gelmektedir. Sütunlar arası, dar yüzeylerde merkezden merkeze 2.61 metre, yanlarda 2.45 metredir. Sütun sırası ile naos duvarı arası pteroma geniş bırakılmıştır (3.03 metredir). Naosâta bulunan Helenistik Dönem çakıl mozaik döşeme ve tapınağın sunağı kazılarda ortaya çıkarılmış fakat daha sonra kaybolmuştur. Assos Athena Tapınağı planı açısından arkaik çağın özelliklerini yansıtır fakat mimarisi açsından bunları söyleyemeyiz.
ASSOS ATHENA TAPINAÄI'NIN MİMARİSİ
Yapının mimarlık tarihi açısından önemli bir özelliği vardır. Öncelikle Anadoluâdaki ilk ve tek Arkaik Çağ Dor mimari örneğidir. Bunun yanında, Dor mimarisine kabartmalı friz ve süsleme elemanları ile Ion mimari öğelerinin katıldığı ilk örnektir. Ayrıca Opisthodomossuz tek mekÜ¢nlı iç bölümü ile de güçlü bir Anadolu mimarlığı etkisi taşımaktadır.
Naosâun iç mimarisi ilginçtir. Döşemesi siyah ve beyaz mermer parçacıklarından yapılmış dalga motifi ve zigzag çizgiler işlenmiş bir mozaiktir ama bugün yerinde durmamaktadır. Kaide üzerinde tanrıçanın heykeli bulunmaktaydı. Maalesef bu mozaik ve heykel günümüze ulaşmayı başaramamıştır.
Tapınağın dış cephesinin mimarisini inceleyecek olursak. Sütun başlıklarının yastık kısmı (ekhinus) M.Ö. 6. yy. başlarının basık yassı profiline sahiptir ancak her başlığın profili diğerlerinden farklıdır. Bu da yapının farklı ellerden çıktığını göstermektedir. Tüm Dor yapılarında olduğu gibi başlıklardaki boyun bilezikleri (annulet) olasılıkla boyalıydı. Bunu gösteren boya izleri de bulunmuştur.
Sütun başlıkları üzerinde bağlayıcı ve taşıyıcı olarak arşitrav vardır. Arşitrav blokları 2.40 ile 2.60 arasında boyutlardadır ve başlıkların merkez noktasında kenetle birbirlerine bağlanmışlardır. Arşitrav üzerine ise Dor düzenine yabancı ve Anadolu mimarisine uygun kabartmalı frizler işlenmiştir. Frizin kabartmalı olması ilginç. Dor düzeninde olmasına rağmen arşitravında neden friz var? Dor düzenindeki Girit Plinias Tapınağında da böyle friz var. Hitit, Asur ve Persâlerde ortostatlar üzerinde var olan friz geleneği eski Anadolu ve Kuzey Mezapotamyada da mevcut.Â