Sanat bazılarına göre hoşa giderek hayranlık uyandıran bir ayin kurma şekli, bazılarına göre de hoşa giden biçimler yaratma gayreti şeklinde yorumlanmıştır. Bir sanat eseri hangi çağda yapılmış olursa olsun o çağın değer ölçülerine,estetik duygularına ve güzellik temeline sahiptir. Sanatı anlayabilmek için ne zaman doğduğunu görmek gerekir. Hiç kuşkusuz ki tarihte ilk sanat anlayışı birden bire ortaya çıkmamıştır. Bunun da bir ön hazırlık evresi vardır.
Adeta bir sanat galerisi gibidir. Üst yontma taş çağı ressamları, bu dehlizlerin duvarlarına, tavanlarına ve insan elinin ulaşamayacağı her yere mavi, kırmızı ve siyah renkleri kullanarak görkemli hayvan resimleri çizmişlerdir. Bazılarının üzerine yenilerini yapmış, bazı hayvan resimlerini de yarım bırakmışlardır. Fransa'nın Font de Gaume (Fon dö Gom) mağarasında ise tuzağa düşürülmüş bir mamut resmi bulunmaktadır. Bu resimlerin hepsi aynı anda çizilmemiştir. Renkler ve çizgiler binlerce yıl mucizevi şekilde korunmuştur. Av hayvanları bazen öyle gerçekçi biçimde ve tüm anatomik ayrıntılarıyla çizilmiştir ki, bunların türlerini hatta ırklarını bile teşhis etmek mümkündür. Hayvan resimleri kimi zaman belirli bir düzen ve mantık içinde karşımıza çıkar; bir duvar tümüyle atlara ayrılırken, bir başka duvardaki tüm bir pano ise boğaların heybetli görüntüleriyle donatılmıştır. Örneğin Lascaux'da ki boğa panosu 17 m uzunluğunda ve 5 m yüksekliğinde muazzam bir dekor oluşturur. Üst yontma taş çağının resimli mağaraları, tarihöncesinin bir tür hayvanat bahçesi gibidir. Lascaux'da ki resimler orinyasiyen çağın sonlarıyla yaşlandırılır (Alimen, 1965). 150 hayvan resmi ve 850 gravür içeren Lascaux mağarası turizme açılınca, duvarlarındaki bu göz kamaştırıcı hayvan resimleri zamanla tahrip oldu. Bu yüzden 1963 yılından beri halka kapatıldı; yakınlarında bir yere benzeri yapıldı. Bugün turistler yalancı Lascaux'yu gezmekle yetinmektedir. 1991 yılında Fransa'da Marsilya'nın Akdeniz'e bakan kısmında Cosquer (Kosker) adlı yeni bir resimli mağara keşfedildi (Simons, 1992; Combier, 1996). Buradaki duvar resimlerinin Lascaux'dakinden daha eski olduğu belirlendi. Üst yontma taş çağı ressamları Cosquer mağarasının kalker duvarları üzerine koşan atlar, geyikler, penguenler ve bizonlar çizmişler. Mağarada bu resimlerin yapıldığı çağda kıyı 7-8 km daha güneyde yer alıyormuş. Bugün ise önemli ölçüde denizin altında kalan resimli mağara sadece dalgıçlar tarafından gezilip, görülebilmektedir. Fransa'nın Ardeche bölgesinde Ebbou (Ebu) adlı mağarasında üst yontma taş çağı insanlarının gravürlerinin yer aldığı bölmeye ulaşmak için sürünerek dehliz içinde ilerleyip, ıslak kil duvar üzerinde, belli belirsiz duran dağ keçisini net biçimde görmek amacıyla yandan belli bir açıdan bakmak gerekir. Fransa'nın güneyinde Pireneler'de bulunan Niaux (Niyo) adlı bir diğer resimli mağara da en az Lascaux kadar ünlüdür. Mağara girişinden birkaç yüz metre içeride karanlık salon denilen bölmede insan elinin ulaşamayacağı tavana yakın kısımlarda çok sayıda av hayvanı resimleri yapılmıştır. Fransa'nın Ardeche bölgesinde 1994 yılında Chauvet (Şove) adlı yeni bir mağara bulundu (Combier, 1996; Otte, 1996). Üst yontma taş devri ressamlarının, 490 metre uzunluğunda ve içinde çok sayıda galerinin yer aldığı bu mağaranın duvarlarına 30 ile 33 bin yıl önce renkli olarak yaptıkları vahşi hayvan resimleri, ilk sanat örneklerinin sanıldığı kadar basit olmadığını, perspektif anlayışının daha başlangıçta bilindiğini bize göstermektedir.Mağaranın duvarlarında ağızlarını açmış halde betimlenen mağara ayıları, kavga eden gergedanlar ve koşan arslanlar yer alır. Chauvet mağarası soyu tükenmiş 50 türün resimlerini içerir. Bu mağara ünlü Lascaux mağarasından çok daha eskidir. İspanya da, sanat tarihi açısından Fransa'dan geri kalmamaktadır; 1878 yılında bulunan ve magdalenyen kültür çağıyla yaşıt olduğu belirlenen Altamira resimli mağarası bunun en iyi kanıtıdır. O yıllarda bu mağaradaki duvar resimleri kuşku ile karşılandı; zira 30 bin yıl öncesinde taş devri insanının böylesi mükemmel resimler yapması inanılacak gibi değildi. Bazı mağaralarda hayvanlar doğal orantıları içinde resimleniyor, bazılarında ise hayvan boyutlarına pek uyulmuyordu. Mağara duvar resimleri bazı mesajlar vermektedir; örneğin Lascaux'da sadece boyunlarına kadar çizilen geyiklerin yüzme esnasında tasvir edilmiş olabilecekleri akla gelmektedir (Jelinek, 1975). Mağara duvarlarına hayvanlar bazen stilize edilerek çizilmiştir. Üst yontma taş devri insanı, çevresinde yaşayan av hayvanlarını tüm çeşitliliği ve canlılığı ile mağara duvarlarına çizerken, nedense kendini pek fazla görüntülememiştir.
Bilindiği gibi Paleolitik Çağ Alt, Orta ve Üst Paleolitik olmak üzere üçe ayrılır. İlk gerçek anlamda sanat eserleri günümüzden yaklaşık 40.000 yıl önce ortaya çıktığı bilinmektedir. Orta paleolitik dönemde grafik nitelikte ilk gösteriler olan oyuk taşlar ve düğme gibi kesilmiş kemik objeler birer belirti olarak sanata girişin başlangıcını gösterir nitelikte olmakla beraber, artistik nitelik taşımadıklarından sanatın ilk ve gerçek açık izlerini üst paleolitikte görüyoruz. Pleistosen çağ içinde bilinen insan toplulukları temel olarak 4 büyük grupta toplanır: 1-Austrolopithec 2-Arkantropien 3-Paleantropien (neandertal adamı ve akrabaları) 4-Neantropienler (fosil ve modern homo sapiensler) Gerçekte dip tarih sanatının yaratıcıları Neantropienlerdir. (30.000-10.000) insanın sanat yaratabilecek düzey ve erk'e sahip olması kolay olmamıştır. Erken Würm başlangıcında ve arkeolojik olarakta üst paleolitiğe denk gelen bir kültürel çağın insan tipidir. 1350 cm³' lük kafatası kapasitesiyle homo cinsinin önemli bir türüdür. Alnı bombeli hemen hemen diktir geri doğru kaçık değildir. Ön ve arka lopları gayet iyi gelişmiştir.