|
muhammeddolmus tarafından yazıldı
|
|
Perşembe, 08 Mayıs 2008 21:08 |
|
Pınar hafif dalgalı bir yerde kalkerden, yassı bir tepenin eteğindeki yaklaşık yüz metrekarelik bölümden kaynar. Abide, Ereğli'deki meşhur İvriz Kabartması'nı da andırır. Ne var ki geçen zaman içinde, çevrede o medeniyetten pek iz kalmamıştır. Kuzeyde yüzünü pınara doğru çevirmiş muhteşem bir abide vardır. 7 metre eninde ve 4 metre yüksekliğindeki abide, 14 muazzam taştan yapılmıştır. Hitit dönemine ait olup, oldukça önemlidir ' Anıt biçimine bakılarak IV. Tudhaliya dönemine tarihlenmektedir. M.Ö. 13. yüzyılın son çeyreğine rast gelen bu dönemde anıtın bulunduğu bölgede IV. Tudhaliya'nın kuzeni Kuruntu hüküm sürdürmüştür.
Batılı seyyahlardan W.J. Hamilton, C. Texier, G. Perrot, W.M. Ramsay, H. Magnos ve F. Sarre anıtı ziyaret etmiştir. Bilim çevreler anıtla ilgili ilk ciddi bilgileri 1837'de W.J.Hamilton'dan öğrenmişlerdir. Adı geçen gezginlerden Freidricih Sarre anıtla ilgili olarak şu tespitleri yapmıştır:
"Eflatunpınar, bütün Anadolu'ya yayılmış bulunan eski Anadolu stilindemki, yani 'Hitit sanatı taklidi' tarzdaki anıtlardan biridir. Kuzeye dönük yapılan eserin batı tarafında, yerden bir kaynak suyu fışkırıyor ve önü kesilen su küçük gölü meydana getiriyor. Gölün üzerinde 14 lahit boğundan oluşan bir cephe yükseliyor. (7.02x3.30 metre).
Bu tanrısal figürlere buradan başka bir yerde tapınak inşa edilebilir miydi? Burada, bozkır benzeri ve çıplak toprakta, insanı ve hayvanı canlandıracak ve tabiatla verim ve gelişme yaratacak olan su kaynağının fışkırdığı yerden başka bir yerde olabilir miydi?
İlk defa Hamilton tarafından keşfedilen bu eserin Boğazköy kabartmaları ile münasebetini Charles Texier görmüştür.
Orta yerde dikey olarak konmuş iki bloğun üzerinde biri kadın, biri erkek iki uluhiyet oturmaktadır. Tanrıların her iki tarafındaki bloklar üstünde duran aslan başlı demonlar, yukarı kaldırdıkları kollarıyla kanatlı güneş kurslarını tutmaktadırlar. Aynı şekiller yanlarda daha büyük bloklar üzerinde ve daha büyük demonlarla tekrar edilir ve bu defa alttaki iki güneş kursu ile beraber bu büyük demonları da kaplayan ve yekpare büyük bir taş üzerine işlenen büyük bir kanatlı güneş kursu görülür. Anıttaki kompozisyonun merkezinde tanrı ve tanrıçayı sembolize eden motifler vardır. Bu konudaki değerlendirmelerden birinde, "Şemaze edilmiş güneşi andıran başlığı ile oturan tanrıçanın, Hitit tanrıları arasında ilk sırada yer alan güneş tanrıçası Arinna olduğu sanılır. Tanrının ise, sivri külahına bakılarak dağ tanrısı olduğu sanılır" ifadelere ön plana çıkar. Bir başka kaynakta ise, "Anıtın ortasındaki Güneş Tanrıçası'nı simgelediği sanılmaktadır" şeklinde bir tespit vardır. Perrot ana tanrı figürünü Anadolu topraklarında ezelden beri saygı duyulan ve toprakla onun sonsuz yaratıcı gücünü kişiselleştiren ana tanrıçanın ilksel sembolü yani Kibele olarak yorumlamıştır. Tüm bu tespitlerden hareketle şöyle bir değerlendirme yapmamız mümkündür:
Bu abide Hititlerin temiz pınar tanrılarına taptıkları hususunda metinlerin verdiği bilgiyi desteklemektedir. Fakat burada gerek bir büyük, iki küçük olmak üzere üç tane kanatlı güneş kursunun bulunması, gerekse başında hale şeklinde geniş kenarlı bir şapka ile muhtemelen Arinna şehrinin güneş tanrıçasının oturması, bu abidenin güneş tanrılarına vakfedildiği intibaını vermektedir/ Güneş tanrıçası, Arinna ve ünlü Hitit tanrıçası Hepat aynı uluhiyeti temsil etmektedir. Yine Anadolu'da Kibele (Sibel) adıyla bilinen tanrıça, Hurriler tarafından Hepatu ve Hititlerce de Hepat şeklinde algılanarak benimsenmiştir. Dolayısıyla Eflatunpınar Anıtı'ndaki tanrıçanın Sibel (Kybele) olduğunu da düşünmek mümkündür. Kabartmadaki ikinci önemli sima ise, fırtına tanrısı Teşup'tur.
Anıtla ilgili araştırmalar yakın zamana kadar ön cephenin görülebilen kısmıyla sınırlı kalmıştı. Ancak 1996 yılında Konya Müze Müdürlüğü adına arkeolog A. Sırrı Özenir başkanlığında bir heyet tarafından başlatılan temizlik ve kazı çalışmaları sonucu anıtla ilgili bilgiler yeni bir boyut kazanmıştır. Bu kazılar çerçevesinde elde edilen veriler ışığında yapılan değerlendirme şöyledir:
"Kazılar sonucu ortaya çıkan anıt önündeki havuzla bir bütünlük oluşturmaktadır. Kesme taşlardan yapılmış havuzun kuzey duvarlarında anıt yükselmektedir. Anıt cephesinin alt sırasında 5 adet ellerini göğsüne kavuşturmuş sakallı sivri külahlı iri kulaklı 1.80 m boyunda tanrılar yer almaktadır. Bunlardan iki baştaki dağ tanrılarını ortada kalan üçü ise yer altı suyu tanrılarını temsil etmektedir. Anıtın sağında ve solunda havuz duvarının üzerinde ise tahtında oturur şekilde ellerini göksünde kavuşturmuş yuvarlak serpuşlu iki pınar tanrıçası bulunmaktadır. Boyutları 30x34 m olan havuzun güney duvarına bitişik anıta yönelik platformun anıta bakan cephesinde yine tahta oturur şekilde, betimlenmiş tanrı tanrıça çifti yer almaktadır. Tanrıça, Hitit penteonunda önemli bir yeri olan Arinna'nın güneş tanrıçasını temsil etmektedir. Tanrının üst kesimi maalesef tahrip olmuş olarak ele geçmiştir.
Kutsal anıt havuzunun güney batı köşesinin dışında ele geçen 4.80 m boyutlarındaki üç boğa prontomlu trahit blok da oldukça ilgi çekicidir"
Enflatunpınar'da işlenen temada, bereket sembolü sayılan toprak, su ve güneşin ön plana çıktığı görülür. Anıt, kült yeri özelliği taşımaktadır. Bir süre burada yaşadığına inanılan ünlü Eflatun'dan dolayı bu adı aldığı sanılmaktadır
 |
|
Son Güncelleme ( Perşembe, 08 Mayıs 2008 22:03 )
|