| Tarihlendirme Çalışmaları |
| Tutenstein tarafından yazıldı | ||||
| Pazar, 10 Şubat 2008 11:04 | ||||
Sayfa 1 > 2 Arkeoloji çalışmaları 19. yy'da hız kazanmış ve geçmiş döneme ait pek çok kültür ve medeniyet gün ışığına kavuşturulmuştur. Yapılan jeolojik araştırmalar dünyanın oldukça köklü bir tarihe sahip olduğunu göstermektedir. Eskiye dair belirgin bir tablo elde edilmiş ancak tarihlendirme konusunda henüz net bir gelişme kaydedilememiştir. O döneme kadar arkeoloji araştırmaları yer katmanları hesaba katılmadan yapılıyordu.
19. yüzyıla gelindiğinde ise üst üste yığılmış katmanlar fark edilmiş ve bu katmanların her birinin ayrı ayrı incelenmesi gerektiği fikrine varılmıştır. Böylece yıkıma uğramış şehirler üzerine yeni şehirlerin kurulmuş olduğu ve eski şehir kalıntılarının zamanla birer katman oluşturulduğu için her katmanın farklı bir döneme işaret ettiği ortaya çıkarılmış oluyordu. Bu durum çoğu yerleşim biriminin bir sebeple zarara uğrayıp terk edildiğine de işaret ediyordu. Toprak ve gelişen bitki örtüsü zamanla enkazın üzerini örtüp yeni bir katman oluşuyordu; bu yeni katmanda da yeni yerleşim birimleri kuruluyordu.
Günümüzde tarihlendirme için iki bilgiden yararlanılmaktadır; stratigrafi ve tipoloji. Stratigrafi ya da diğer bir deyişle katmanbilim , jeolojik birimlerin birbirleriyle olan ilişkilerinin nasıl incelenmesi gerektiği hakkında bilgi verirken; tipoloji, birbirini izleyen farklı dönemlerin tipik nesnelerini saptamaktadır. Batık bir şehrin yaşını tespit edebilmek için daha birçok yardımcı bilgiye ihtiyaç vardır. Bunlardan biri de yazıt deşifreleridir. Eski kültürlerden günümüze ulaşan resim ve yazılardan konu edinilen olaylar bilinen tarihi yada jeolojik olaylarla örtüşüyorsa, bu bulgular tarihlendirme çalışmaları için çok iyi birer kaynak oluşturmaktadır. Yapı tarzı, kullanılan materyal ve metalin işleniş biçimi de şehrin yada eşyanın yaşını tespit etmeye yardımcı olmaktadır. Özellikle çanak çömlekler her devirde farklı işlenen seramik eşyalarda bir çok ipucu içermektedir. Yerin jeolojik değişimlerini iyi tanıtmak da tarihlendirme bakımından önem taşıyan diğer bir etkendir. Nitekim buz çağı, denizlerin alçalıp yükselmesi, büyük doğal afetler, akışlarını değiştiren nehirler yeryüzünde çok belirgin işaretler bırakmaktadır. Günümüzde jeologlar farklı yer katmanlarının yaşını tam olarak tespit edebilmektedirler. |
||||
| Son Güncelleme: Pazar, 08 Haziran 2008 03:28 |
|
|
Arkeoloji Son Başlıklar
İstanbul Üniversitesi'nin Yaptığı Kazılar (1932 - 2000)İstanbul Üniversitesi'nin 1932'den 2000'e kadar yapmış olduğu kazılar.Yarumburgaz Cave :... Arkeoloji | nilipahri | Pazar, 3 Ağustos 2008 |
İstanbul'un Altındaki Gizemli Hazineİstanbul'daki Roma dönemi eserlerinin başında gelen Çemberlitaş'ın altındaki bir odada,... Arkeoloji | mahmut | Çarşamba, 4 Haziran 2008 |
Tutankamon'un Laneti (MÖ 1361-1352)![]() Mezarındaki inanılmaz zenginlik bulunduğu halde Tutankamon (MÖ: 1361-1352) hala hakkında... Arkeoloji | mahmut | Perşembe, 22 Mayıs 2008 |
Forumlardan Son Başlıklar
- Yezidilerideki Çivi Yazısı
asiyami 03-12-08 03:19 - Güzel bir kitap..
amandagelo 16-11-08 16:05 - Cvp:Bilgi ve Belge İstek
HeLLeN 06-11-08 11:00 - Cvp:Bilgi ve Belge İstek
semra 28-10-08 09:28 - Cvp:Bilgi ve Belge İstek
willow 27-10-08 11:15
Farklı dönemlere ait bu şehirleri birbirinden ayırt etmek eskiden oldukça zordu. Arkeologlar buluntuları toplarken bir yandan da kronolojik bir sıralama yapmak zorundaydılar. Ve elbette ki bu yöntem bağıntılı işliyor, gösterilen özen ve dikkate rağmen karmaşa bir türlü engellenemiyordu. Bugün ise arkeologlar bu zorluğun üstesinden gelmek için özel çaba sarf etmek zorunda değil, çünkü bilimsel tarihleme metotları sayesinde bulguları tarihlendirmek artık oldukça kolaylaşmıştır. 