M.Ö II. Bin Yilinda Anadolunun Durumu
nilipahri tarafından yazıldı   
Çarşamba, 06 Şubat 2008 17:45

M.Ö. 19. ve 18. yüzyıllarda Anadolu'da büyük bir hareketin varlığı görünmektedir. Assur'dan gelen tüccarlar, yerel Anadolulu beylerin de izniyle, Anadolu'da yaygın bir ticaret ağı kurmuşlardır. Ticaretin yoğun olduğu büyük yerleşmelere Karum (liman/rıhtım), küçük birimlere ise Wabartum (misafir/hane/menzil/istasyon) adı verilmektedir. Burada yapılan ticaret genellikle Assurlu tüccarlar tarafından yapıldığı için, bu dönem Assur Koloni Çağı olarak adlandırılmaktadır. Ancak bu koloniler, birer sömürge olarak algılanmamalıdır. Assur ile Orta Anadolu arasında oldukça geniş bir yol ağı yer almaktaydı ve ticari mallar bu yollar üzerinden kervanlar ile götürülmekteydi. Mezopotamya'dan Anadolu'ya getirilen kalay ile Anadolu'dan Mezopotamya'ya götürülen gümüş ve bronz, değiş tokuş edilen malların en önemlileridir. Çoğunlukla Assur kökenli olan bu tüccarlar, güvenli bir ticaretin sağlanması için de Anadolu beylerine belli ölçüde bir vergi ödemekteydi.

Anadolu, bu yıllarda süregelen ticaretten dolayı kültürel açıdan birçok yeniliklerle tanışmıştır. Bunların en önemlisi hiç kuşkusuz Anadolu'ya getirilen yazıdır. Mezopotamya'da M.Ö.4. Binyılın sonlarından itibaren kullanılmaya başlanan yazı, bu ticaret yolları ile ilk defa Anadolu'ya gelmiştir. O dönemde Anadolu'da kullanılan yazışma dili Eski Assurca idi. Anadolu'da bu dilde yazılmış onbini aşkın tablet ortaya çıkarılmıştır.

Anadolu'ya getirilen bir diğer yenilik ise, Assurlar'ın kullandıklar silindir mühürlerdir. Ticaret için büyük önem taşıyan ve imza olarak kullanılan bu mühürler silindir şeklinde olup, ıslak kil üzerinde yuvarlanarak, üzerlerindeki negatif betimler pozitif halde kile aktarılmaktadır. Anadolu'da daha önce bir mühür geleneğinin var olduğu bilinmekte ancak, burada kullanılan mühürler tamamıyla damga mühürlerden oluşmaktadır. Anadolu'da Assur Koloni Çağı'ın bitmesiyle, silindir mühür geleneği de son bulmuş, yeniden daha köklü ve kolay olan damga mühür geleneğine geri dönülmüştür.

Anadolu'daki büyük ticari merkezlerin, yani Karumların, en önemlisi Kayseri yakınlarındaki Kültepe mevkiinde yer alan Karum Kaneş'tir (diğer ismiyle: Neşa). 1948 yılından beri Prof. Dr. Tahsin Özgüç ve ekibi tarafından kazılmakta olan bu önemli höyük ve tüccarların yaşadığı mahalle olan aşağı kentte, şimdiye kadar sayısız çiviyazılı tablet ve arkeolojik buluntu ortaya çıkarılmıştır. Kentte sürdürülen ticaret hayatını göstermek amacıyla, yazılı belgelerden sadece birini vermekle yetineceğiz:

"Pilahhaya, İrma-Assur ve Mannum-balum-ssur şöyle derler; Enlil-bani ve Kukkulanum'a şöyle de: 30 mina gümüşü -vergisi eklenmiş- sizin mühürlerinizle Kukkulanum getirdi. Biz gümüşü kontrol ettik ve 2/3 mina'nın eksik olduğunu tespit ettik. Buradan (şunlar satın alınmıştır): 7,5 mina 4,25 şekelgümüşe (olan) 114 Kutanu-Giysisi (ince yünden yapılmış bir giysi türü); her biri 13,25 şekel'e olan 2 talent 15 mina mühürlenmiş kalay; 40 mina mühürlenmiş kalay, ayrıca 13 şekel (tutan) 8 mina mühürlenmiş kalay: Toplam gümüş ücreti 13,83 mina 2,83 şekel. 6 (adet) kara eşek ücreti 2 mina 8 şekel gümüş, yemleriyle beraber. Koşum takımları için 16 şekel gümüş. Her bir mina'yı 13 şekel'e olan 37 mina el-kalayı, gümüş olarak 2,83 mina ve 2,16 şekel. 1 mina gümüş: 2 eşek sürücüsünün çalışma ücreti. Onların giysileri için 4 şekel. Nabi-Sin'in çalışma ücretine (kervanı yöneten şahıs) 7 şekel gümüş ekledik. 12,5 şekel 'eködeme'; Sa'udum ile ilgili 2,5 şekel; yola çıkış vergisi için 15 şekel; Asur-malik'in hesabına 6 şekel gümüş ödedik; Kukkulanum 0,83 mina gümüşü 'tüccar bana burada gümüşü vermez ise,onu bu gümüşten alırım' diyerek aldı."

Bu mektup Assur'da Kukkulanum'a, Kaneş kentinde oturan Enlil-bani için verilmişti. Görüldüğü gibi, hesaplar son derece ayrıntılı tutulmaktaydı; ancak bu şekilde tüccarlar kendilerini olası dolandırılmalarından koruyabiliyorlardı.

Ağırlık Ölçüleri

Eskiçağ'da ağırlık ölçüler kentlere ve bölgelere göre farklılık göstermektedir. En çok kullanılan ölçü birimleri mina ve şekeldir. Örneğin bir Babil minasının yaklaşık yarım kilo ettiği, kazılar sonucunda ele geçen ağırlıklardan dolayı bilinmektedir. Bir mina ise yerine göre 40- 60 şekel'e denk gelmektedir. Ölçülerin daha kolay anlaşılması için Babil ölçü sisteminin yaklaşık değerlerini bir tablo ile göstermekte fayda vardır:

1 talent = 60 mina = 30 kg

1 mina=60 şekel = 500gr

1 = şekel = 8,3 gr

Ödemeler, yandaki metinde görüldüğü gibi genellikle gümüş olarak yapılırdı. Bazı metinlerde altının da kullanıldığı görülmektedir, altının gümüşe olan değeri ise genellikle ½ 'dir.

Geri izleme(0)
Yorumlar (0)Add Comment

Yorum yaz!
Küçült | Büyüt

busy

Geri Dön

 

Arkeoloji Son Başlıklar

Çatal Höyük

Salı, 13 Mayıs 2008 | nilipahri

article thumbnailÇatalhöyük, Konya'nın Çumra İlçesi sınırlarında olup, ilçenin 10 km. doğusunda yer almaktadır.
+ Devamı

EFLATUN PINAR

Cuma, 09 Mayıs 2008 | muhammeddolmus

article imagePınar hafif dalgalı bir yerde kalkerden, yassı bir tepenin eteğindeki yaklaşık yüz metrekarelik bölümden kaynar. Abide, Ereğli'deki meşhur İvriz Kabartması'nı da andırır. Ne var ki...
+ Devamı

Diğer Başlıklar

Makale Ekle Link Ekle

Üye Girişi

  • Forumlardan
  • Son Başliklar
  • Tutulanlar

Duyuru Panosu

30. Uluslararası Kazı, Araştırma ve Arkeometri Sempozyumu

26-30 Mayıs 200826 MAYIS 2008 PAZARTESİ     

 Ankara Üniversitesi
Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi

KAZI SONUÇLARI TOPLANTISI

nilipahri | Thursday, 15 May 2008

Son Yorumlar

E-Mail Aboneliği

Yeni yazılar E-Mail Adresinize gelsin

Kimler Online

Online Kayıtlı Yok
Misafir: 63