Son Tunç Çağının bitimine doğru Trakya'ya Karadeniz bölgesinden büyük bir göç dalgasının geldiği bilinmektedir. Bu kültürlere ait yerleşmelere Gelibolu yarımadası dışında bütün Trakya'da rastlamak mümkündür. Bölgeye gelenlerin yerleşim için korunaklı yerlerden çok akarsu düzlüklerinde ki ovaları seçmiş olmaları, bölgenin bu dönemde herhangi bir tehdit altında olmadığını gösterir. bölge Anadolu'ya göre daha sakindir.
Trakya'da Anadolu da olduğu gibi büyük höyükler ve ören yerleri az olup daha çok tümülüs ve dolmenler dikkat çekicidir. Mezar olarak kullanılan dolmenler vardır. Bu dolmenler Son Tunç çağı/Erken Demir Çağı'na yaklaşık M.Ö. 1200-700 arasına tarihlenir. Trakya'da yaşamış Demir Çağı kavimlerinin mezarlarını simgeleyen tümülüsler genelde sivri konik biçimde olmalarına rağmen, Trakya'nın kuzey kesimlerinde daha alçak, basık, yüksekliği 1-6 metre olanlarıda vardır. Bunların altında mezar odaları yoktur, ölü ahşapla çevrili bir oda içine konulur üzeri taşlarla kaplanırdı.
Bölgedeki Erken Demir Çağı yerleşmelerinden Troia, Aşağı Pınar, Menekşe Çatağı,Trakya Dolmenleri, Byzantion, Taşlıcabayır yerleşmelerini tek tek açıklayacağız(bkz. Har.1). Ayrıca Çakıllı Tümülüsü, Taşlıcabayır, Harekattepe Tümülüsü, Khalkedon, Neandria, Parion, Perinthos Yündolan C Tümülüsü ve birkaç yerleşmede de Erken Demir Çağı az olsa görülmektedir.