Olympos
Acemi Arkeolog tarafından yazıldı   
Pazartesi, 14 Mayıs 2007 02:27

Olympos Hellenistik Devir'de kurulmuştur. M.Ö. 100'de Lykia birliğinin önde gelen ve üç oy hakkına sahip altı şehrinden birisi olmuştur. M.Ö. 78'de Roma komutanı Servilius Isauricus Olympos'u korsanlardan temizleyerek şehri Roma topraklarına katmış, Roma dönemi sırasında hemen yakınındaki tabii gazların yandığı Çıralı'daki Demirci tanrı Hephaistos kültü ile büyük bir ün sahibi olmuştur. Venedik, Ceneviz ve Rodos şövalyelerinin Akdeniz'de cirit attığı Orta Çağ'da şehir biraz hareketlenmiş ise de Osmanlıların deniz üstünlüğünü kurmalarından sonra iyice önemini kaybetmiş ve XV. yüzyılda terk edilmiştir.


 

Olympos, içinden geçtiği dereciğin iki yanına yayılmıştır. Kumsaldan da görülen ve mezarların üzerinde bulunan yüksek tepe Olympos'un akropolüdür. Üzerindeki yapı kalıntıları ise Orta Çağ'da bir kale şekline sokulan surlara aittir. Bu tepeden bakıldığında Venedik misali ırmağın güzel görüntüsünü seyredebilirsiniz. Irmak, kenarlarına yapılan poligonal teknikteki duvarlarla kanal haline sokulmuş, bugün de izlerini gördüğümüz köprü ile iki yaka birleştirilmiştir.Nehrin karşı tarafında hemen kıyıda görülen pencereli yapı şehrin hamam kalıntılarıdır. Olympos'un bu kıyısına nehrin üzerindeki iri taşlara basarak geçilebilir. Burada çalılıklardan çok zor gezilebilen Olympos'un tiyatrosu bulunur. Tiyatronun tonozlu paradosları, orkestraya ve çevreye dağılmış süslü kapı ve niş parçaları burada tipik bir Roma Devri tiyatrosunun bulunduğunu gösterir. Tiyatro ile deniz arasında Bizans Çağı bazilikası ve suru ile nehrin kenarındaki hamam kalıntılarıdır.

Olympos SIT alanı kapsamında olduğu için antik alan ve çevresinde yapılaşma yasaktır. Konaklama ağaç evlerde yapılır. Burası gezgincilerin en önemli durağıdır. Ayrıca bölge yakınlarındaki Beydağları Olympos Milli Parkı da dağcılıkla ilgilenenler için ideal bir bölgedir.

Olympos'un kuzeyinde yer alan Çıralı Plajı'nın yamaçlarında yaklaşık 300 m. yükseklikte, Yanar taş yer alır. Mitolojiye göre Likya'lı Kahraman Bellerophon kanatlı atı Pegasos'un sırtında ağzından ateş püskürten canavar Kimera ile savaşmış ve onu burada öldürmüştür. Yöresel inanışa göre Kimera ölmemiş, Bellerophon tarafından dağın derinliklerine kadar savrulmuştur. Bu canavar derinliklerde halen ateş solumakta ve bu ateş yüzeydeki deliklerden dışarıya ulaşmaktadır. Kutsal alan olarak yorumlanmış olan bu yörede Romalılar ve Bizanslılardan kalma yapılar bulunur. Burada yeryüzüne çıkan doğal gaz, havanın oksijeniyle birleşerek, antik devirlerden beri yanmaktadır.

Vikipedia 

Geri izleme(0)
Yorumlar (0)Add Comment

Yorum yaz!
Küçült | Büyüt

busy

Geri Dön

 

Arkeoloji Son Başlıklar

Çatal Höyük

Salı, 13 Mayıs 2008 | nilipahri

article thumbnailÇatalhöyük, Konya'nın Çumra İlçesi sınırlarında olup, ilçenin 10 km. doğusunda yer almaktadır.
+ Devamı

EFLATUN PINAR

Cuma, 09 Mayıs 2008 | muhammeddolmus

article imagePınar hafif dalgalı bir yerde kalkerden, yassı bir tepenin eteğindeki yaklaşık yüz metrekarelik bölümden kaynar. Abide, Ereğli'deki meşhur İvriz Kabartması'nı da andırır. Ne var ki...
+ Devamı

Diğer Başlıklar

Makale Ekle Link Ekle

Üye Girişi

  • Forumlardan
  • Son Başliklar
  • Tutulanlar

Duyuru Panosu

30. Uluslararası Kazı, Araştırma ve Arkeometri Sempozyumu

26-30 Mayıs 200826 MAYIS 2008 PAZARTESİ     

 Ankara Üniversitesi
Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi

KAZI SONUÇLARI TOPLANTISI

nilipahri | Thursday, 15 May 2008

Son Yorumlar

E-Mail Aboneliği

Yeni yazılar E-Mail Adresinize gelsin

Kimler Online

Online Kayıtlı Yok
Misafir: 163