Hitit inanç Sistemi ve Hitit Tanrıları
nilipahri tarafından yazıldı   
Çarşamba, 06 Şubat 2008 22:17
Makale Dizini
Hitit inanç Sistemi ve Hitit Tanrıları
Sayfa 2
Tüm Sayfalar

Kültürlerin bir parçası olan din, tarihin her döneminde, insanoğlu için önemli bir yere sahip olmuştur. Hitit dini incelendiğinde, farklı etnik kökenlere ait birçok öğenin bir araya gelmesi ile oluşmuş bir kültür mozaiğiyle karşılaşılır. Hitit kültürünün bir parçası olan inanç sistemi de pek çok değişik öğenin birleşmesinden oluşmuştur.

Hint-Avrupalı bir toplum olan Hititler kendilerine ait kültür öğelerinin yanı sıra tanıştıkları yeni kültürlerden, bünyelerine uygun gördükleri pek çok unsuru kabul etmişlerdir. Böylece dinsel görüşleri de ilkelden başlayarak gittikçe karmaşıklaşmış, Eski Hitit Dönemi'ne ait metinlerde geçen birkaç tanrıdan oluşan tanrılar topluluğu, İmparatorluk Dönemi'nde sayı olarak artmış ve bunun sonucu olarak da tanrılar topluluğu oldukça kalabalık bir dine sahip olmuşlardır.

Çok tanrılı dinlerde sular, gökyüzü, toprak, ay, güneş gibi birçok unsur ilahlaştırılmıştır. Hitit inanç sisteminde de doğa unsurları ayrı ayrı tanrılar ile temsil edilmiştir; Güneş Tanrıçası, Gökyüzü/Fırtına Tanrısı, Kırların Koruyucu Tanrısı gibi. Bu noktada "Hitit dininin, başlangıçta bir doğa dini mi" olduğu sorusu akla gelmektedir.
Başkent Hattuşa'da bulunan din adamları resmi bir pantheon (tanrılar topluluğu) oluşturmuşlardı. Bir devlet dini olarak karşımıza çıkan Hitit dininin uygulamalarında, Hitit sivil halkının katılımının olmadığı anlaşılmıştır. Hitit dininin pratiğinde halka yer verilmiyordu. Bunun en iyi anlaşıldığı uygulamalar bayram törenleridir. Tabletlerde, törenlere katılan pek çok tapınak ve saray görevlileri, kral, kraliçe ve aileleri, ülkelerin beyleri, yabancı ülke diplomatları dışında halkın bu törenlere iştirak ettiklerine dair bir ifade bulunmamasının yanı sıra bunları seyrettiklerine ilişkin bir anlatım da yoktur.

Hitit dinindeki çeşitliliği en iyi şekilde geniş pantheonlarında görmekteyiz. Hititlerin kendilerini, "bin tanrılı" olarak tanımladıklarını günümüze ulaşan tabletlerden öğrenmekteyiz. Hitit tanrılarını etnik kökenlerine göre gruplamak, inanç sistemlerinin temelini oluşturan bu çeşitliliğin daha iyi anlaşılmasını sağlayacaktır; Hint-Avrupalı (Hitit-Luwi-Pala), Asianik (Hatti-Hurri-Sümer), Indo-Ari (Eski Hint), Semitik (Assur-Babil) tanrılar. Hitit tanrılarının isimleri Hattice, Hurrice, Sümerce olmasına karşın söz konusu tanrının işlevi ve niteliği değişmemektedir. Örnek vermek gerekirse, Hitit pantheonunun baş tanrısı olan Fırtına Tanrısı'nın Hattice adı Taru, Hurrice adı ise Tesup'tur.

Hititler tanrıları ile nasıl bağlantı kuruyorlardı? Onların neler istediklerini nasıl bilebiliyorlardı ve kendilerini tanrılara nasıl ifade ediyorlardı? Semavi dinlere ve hatta Hinduizm'e baktığımızda, insanlara gönderilen bir kutsal kitap ve tanrı ile insan arasında bir köprü oluşturan peygamberlik kavramlarını görürüz. Hitit dininde ve hatta pek çok Anadolu ve Mezopotamya dinlerinde, böyle bir aracının olmadığı, ancak rahip ve rahibeler gibi din görevlileri dışında tanrılara yakınlığı ile bilinen kişiler olduğu, okunan çivi yazılı metinlerden anlaşılmaktadır. Bu noktadan hareketle, tanrıları ile yakınlaşacakları, onlara hizmet edecekleri, onlardan kendileri ve ülkeleri için isteklerde bulunacakları bir uygulamaya ihtiyaçları olduğunu düşünebiliriz. Herhalde, büyük bir itina ile düzenledikleri bayram törenleri, tanrılar ile iletişim konusunda önemli rol oynamaktaydı.

Hattili Tanrılar
Fırtına Tanrısı & Güneş Tanrıçası/Arinna'nın Güneş Tanrıçası: Taru & Wuruşema
(Hitit pantheonun baş tanrı çifti)
Oğulları: Telipinu (tarımla uğraşan, tahılların büyümesini sağlayan ve bereketliliği temsil eden tanrı) ve karısı Hatepinu, Nerik kentinin Fırtına Tanrısı ve Zippalanda kentinin Fırtına Tanrısı
Kızları: Mezulla
Torunları: Zintuhi




Geri Dön

 

Arkeoloji Son Başlıklar

Çatal Höyük

Salı, 13 Mayıs 2008 | nilipahri

article thumbnailÇatalhöyük, Konya'nın Çumra İlçesi sınırlarında olup, ilçenin 10 km. doğusunda yer almaktadır.
+ Devamı

EFLATUN PINAR

Cuma, 09 Mayıs 2008 | muhammeddolmus

article imagePınar hafif dalgalı bir yerde kalkerden, yassı bir tepenin eteğindeki yaklaşık yüz metrekarelik bölümden kaynar. Abide, Ereğli'deki meşhur İvriz Kabartması'nı da andırır. Ne var ki...
+ Devamı

Diğer Başlıklar

Makale Ekle Link Ekle

Üye Girişi

  • Forumlardan
  • Son Başliklar
  • Tutulanlar

Duyuru Panosu

30. Uluslararası Kazı, Araştırma ve Arkeometri Sempozyumu

26-30 Mayıs 200826 MAYIS 2008 PAZARTESİ     

 Ankara Üniversitesi
Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi

KAZI SONUÇLARI TOPLANTISI

nilipahri | Thursday, 15 May 2008

Son Yorumlar

E-Mail Aboneliği

Yeni yazılar E-Mail Adresinize gelsin

Kimler Online

Online Kayıtlı Yok
Misafir: 84